En büyük sürpriz hayatın ta kendisidir.
Her gün, hatta her an büyük- küçük, iyi- kötü bir şeyler çıkarıp duruyor karşımıza.
Bir haftayı, bir kaosu daha atlatıp geri dönüp bakma hissini yaşıyorum cumartesileri. Evet, bir kaosu daha diyorum çünkü atraksiyonsuz geçen bir hafta hatırlamıyorum uzun zamandır.
Kötü giden her şeye rağmen uyanıyorum sabaha bir şekilde.
Dün gece hiç umudum kalmamıştı pozitif olabilmek adına. Ama bugün o kadar güneşli ki hava, hadi gel inat et sen de diyor, yıldırmasın hiçbir şey seni.
Sabah öyle bir mail geliyor ki, hiç bir şey olmamış gibi, öyle bir enerji yüklüyor ki ruhuna, dün geceden bu sabaha bu kadar nasıl değişebilir her şey diye bakakalıyorum öylece.
Demiştim gecelerin arkasından gündüzler gelir diye..
Hoş şimdi akşam olmasından da korkuyor bir yanım ama bu korkuyla da yaşanmaz ki, en iyisi ofisin bu sessiz, dingin halinin tadını çıkarıp, arada bir camdan güneşe bakıp, sonra da kalan işleri tamamlamak.
***
Bu arada bugün rakı haftasının ilk günü, kutlarım burdan, akşamüstü Nevizade'yi ve kalabalığı düşünemiyorum. O uzun, 'anason kokan' masalara selamlar olsun, öyle özledim ki İstanbul'u...
Dün gece uykulu gözlerle arabanın camından Bursa'yı izlerken bir daha anladım, bu şehir benim ruhumu emmeye başlamış artık, öylesine huzurlu ki, benim gibi huzursuz bir insanla frekans problemi doğuracak bir kent halini aldı iyice.
Kalbimiz İstanbul'da atıyor.
Zaman azaldı iyice.
Artık bitse de gitsek..


Good job. Wants more post. Thanks.
YanıtlaSilVarity of post should encompass the blog. Good work. Thanks.
YanıtlaSilFine post. I think will be enjoyable to everyone.Thanks.
YanıtlaSilNice article. Unique thinking. Thanks.
YanıtlaSil